Kadın:Fransızca bir şarkı gibiydi her şey, uzaktan kulağa
hoş gelen.
Adam:Tatlı ama anlamsız
Kadın:Konuşması zor ama gırtlaktan en derinde gelen hisler
gibiydi
Adam:Belkide daha derindi indiği yer. Belki tam kalbin
ortasında çıkmaydı her ses, her kelime..
Kadın:sesler ugultular halinde yayılmıstı artık derine
indikte uzaklasıyordu benlikler
Adam:Kelimeler savruluyordu etrafta nereye, kime gideceğini
bilmeden
Kadın:Kime gidecegi belli olan her kelime çıkmadan geri
dönüyordu zihne
Adam:Belkide korkuyordu, ürküyordu söylemekten. Güçlüydü
kelimeler. Her zaman ve her şeyden güçlülerdi
Kadın:Ürken bendim aynı Fransızca parçayı söylemeyen bir
kadın gibi anlamları bilmeden anladığını sanan, hisseden
Adam:Hep bundan gecikirdi hayat, birlikte yaşanacak hayatlar
Kadın:Birlikte yasanacak bir hayat yoktur belkide
Adam:Belkide hiç yaşamamıştık gerçekten..
Kadın:Belki yaşanan bir hayat zaten yoktu.Sadece nefes
alıyorduk.Nefes almak yaşamanınn tek kanıtı değildi belkide.
Adam:Her seye rağmen nefes almak gerekir belkide, hatta
belki birlikte yaşanmayacak hayatlar için tek başına nefes almak gerekir bazem
Kadın:Birlikte yaşanamayacak hayatlar nefes alacak kadar
değerli midir ?
Adam:Bazen karşı taraf için fedakarlık değil midir o değer?
Klişedir ama o mutlu olsun değil midir sebep?
Sebepler hep mutlu olmak için yaratılmıştı ve artık bitmişti
konuşma…
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder