28 Ocak 2012 Cumartesi

Yalnızlık

İnsanlar ne zaman yalnız kalırlar ya da kendilerini ne zaman yalnız hissederler?

Bilindiği gibi aslında yalnızlık sadece fiili bir uygulama olan 'tek olma, tek kalma' fiili değildir. Kişi varlık olarak toplu bir ortam da bile kendini yalnız hissedebilir. Fakat nedir bunun sebebi? En sevdiğin, en samimi olduğun arkadaşınlasındır. Bir yerlerde oturup bir şeyler içiliyordur. Ne kadar gülsen de, muhabbetin için de ne kadar olsanda aslında orda yoksundur bi nevi. Nedir sebebi bunun? Neden insanlar yalnız hissederler kendilerini? Bellidir vardır elbet bir problemleri ama denmez mi - sorunlar konuşularak çözülür- diye.. Neden o adam yalnızdır orada? Bireyin kendi isteğidir aslında, bir iç çatışmaya ihtiyaçı vardır. Kendiyle çözmesi gerek sorunlar vardır. Ya da hep öğretildiği gibi 'Sorunlar kendi başına halledilmelidir'. Neden olmasın. Ama hiç anlayamamıştır karşı taraf bunu. Çünkü biz insanoğlu hep o lanet palyaço maskesini yüzümüzden düşürmedik ki. Ne bilsin elalem seni. Sizde unutmuyor musunuz bazen gerçekten gülmenin nasıl olduğunu? Ne kadar yanlış oysa ki. Eş değer değil midir YALNIZLIK ile ÖLÜM sizce? İlk soruya tekrar bakarsak aslında daha kötü değil mi 'Yalnız hissetmek'. Yalnız kalmak bi nebzede olsa giderilebilir ama 'Yalnız hissetmek'... Hep merak ettim neden buna çözüm bulamadığımı. Ve nasıl bu hale geldiğimi. Eskiyi hatırlamaz oldum. Sanki silinmişti, sanki bir şey bunu nasıl yaptığımı unutturmuştu bana. Bilemiyorum ama YALNIZ HİSSEDİYORUM...

8 Ocak 2012 Pazar

Kaybolan Renkler

Çocukluğumuzdaki renkler kim bilir neredeler? Acaba başka bir çocuğun mu hayatını renklendiriyorlar yoksa sonmüş bir yıldızamı can veriyorlar? Özlemiyor değil insan onları. Onlar kırmızıdan daha kırmızı, maviden daha maviydi. Şimdi ise renkler... Siyah mı? Ahh siyah ah! beyaz bile kendini belli edemezken neylesin siyah. Renkler, renkler, renkler... Nasıldı anlatırlardı sevinci, hüznü. Nasılda haykırırlardı korkuya karşı dimdik. Renkler, renkler, renkler... Renklerin saflığıyla örülmüş ruhların yerini yavaş yavaş bencillik, fesatlık, kötülük sararken neylesin siyah, neylesin renklerin. Kırmızı anlatırken eskiden aşkı o büyük sevgileri şimdi ise şeytan esaretinde unutuldu o eski aşklar gibi. Kırmızı! o haldeyken neylesin siyah? Korkutuyor artık. Ya var olan renklerimizide kaybedersek? Ya son olarak siyahıda kaybedersek? Anlamlarını yitirirse renkler güneş neylerdi batarken denizin mavisiyle?