2 Mart 2014 Pazar

İnsan Sevmeyince Ölür

Kevin, o eski sallanan sandayesinde oturmuş o günü düşünüyordu. Tüm hayatını mahfeden, sanki tekardan mutlu olamayacakmış gibi hissettiren o günü. Bi kayıptan daha acısını yaşayabilir miydi hayatında insan? Bu sorunun cevabını bulmak için hayatında neler kaybetmişti. Sevdiğini, arkadaşlarını, dostlarını.. Kendisini.. Artık kendisine uzak bir benliği vardı.
Odasını kaplayan siyah renk gibi hayatıda siyahlara bürünmüştü. Aylarca güneş almamış iklimler gibiydi ruhu. Korkuyordu sevmeye, sevilmeye. O yüzden kovmuştu hayatından renkleri, güneşi, mutluluğu. Biliyordu sevse yine birileri gidecekti. 24 yıllık hayatınının 20. yılında öğrenmişti, kimi ne kadar çok severse sevsin elbet gideceklerdi. Hiç unutmamıştı kendine verdiği sözü. Sevdikleriyle yetinip, yenisi eklemeyecekti hayatına. Yeni bir mutluluk sonrası acıyı.
Yitirmişlik içinde hayatı, sallanan o sandalyenin tepesinde her saniye akıp gidiyordu. Zaman akıp giderken insanı insan yapan duygunun o temel taşını, sevmeyide alıp götürüyordu. Zaman geçerken paçasına yapışmış bir oyunun içine çekiyordu onu. Hemde sonunu bildiği bir oyuna. Hayat geçtikce olmadık yerlerde birisi çıkmıştı karşısına. Olmayacak zamanda olmaması gereken yerde. Girdabın içine girmişti çoktan. Yavaş yavaş dibe çekiliyordu. Suyun içine battıkça ölemiyordu bile sadece can çekişiyordu. Dolanıyordu boğazına bir kol. Yalandan, sevgiden, yalandan.
İnanmak, renksiz ve güneşsiz bir hayattan daha iyiydi aslında. Çünkü inandığı şeyler bir rüyanın parçalarıydı. Zamanında verdiği sözleri tutacak kadar cesaretli olmadığı için inanmıştı. Fakat zaman ve hayat ondan daha güçlülerdi. Hayat zamanla işbirliği yaparak bi çukura tıkmışlardı onu. Kendi bok çukurundan alıp. Tek tesellisi artık o bok çukuruna geri dönmekti. Çünkü her rüya biterdi. Ve her seven bir gün giderdi. Çünkü giderdi. Herkes giderdi.
O da gitti. Artık ölmüştü. Ve gerçek anlamda ölmek için sadece insanın kalbinin durmaması gerekmediğini biliyordu. İnsan sevmeyince de ölürdü. Ve o ölmüştü. Çünkü herkes giderdi. Ve ne olursa olsun sen tek kalır ve sen tek ölürdün.