Bir düşünce suçlusuydum. Cezamın hep muhebbet olacağını düşünürdüm, bileğimdeki kelepçenin artık benimle bir bütün olması bu fikri kazımıştı kafama. Beklemek bir ömür gibi geliyordu. Ne olacaktı cezam? Son kez gidiyordum hakim karşısına. Son sözleri hayatımı belirleyecekti. Tamam ya da devam. Ölüm ya da yaşam. Bir düşünce için suçlanmıştım, sonuçlarını düşünemiyordum. Günü gelmişti. Karanlık, dar bir koridordan hayatımın devamı için yürürken buldum kendimi, tüm bu düşüncelerin ortasında. Açılan kapı sadece bir duruşma odasına ait değildi, açılan kapı ruhumun dünyaya bağlandığı yerin kapısıydı. Karar verilmişti. Yüzüme baktı ve...
Kelepçemi çıkartmıştım bileğimden, dövmemin üstünde bir ağırlıktı o kumaş parçası sanki. Özgürdüm artık, özgür olabildiğim kadar.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder