25 Haziran 2012 Pazartesi

Yazmak Demek

    Hep bir şeyler karaladım kendimi bildiğimden beri ya da gerçekten yaşamaya dair birkaç şey öğrendiğimde beri. Hatırlamaz ama bilir ya insan ilk adımın, ilk sözcüğünün, ilk gülücüğünün önemini işte o kadar değerli kağıda dökülen ilk mürekekebin önemi. Sonrasında hayatın önündeki perde yavaş yavaş aralanışı. Sadece mutluluk için değil, sadece hüzün için değil... Sadece SENİN için değil, sadece kendim için değil. Bazen gerçekten sadece harfler için, konuşamazken anlatabilen harfler için değer kazanır bir yerden sonra.

      Yazdıktan sonra  gerçek değerini öğrenmeyede başlıyor insan. Duygunun yansımasının ne kadar ciddi olduğunu. Fark ettimki bazılarımız için ölmek demek, nefes almayı bırakmak demek değil. Yazmayı bırakmak demek, ölmek demek. Belki artık hissetmemek demek, belki neden bulamamak. Ama gerçek ve tek anlamıyla ölmek demek. Vazgeçilmez oluyor hayatlar için, üzüldüğünde, mutlu olduğunda, sıkıldığında konuşmak yerine yazıyorsun artık. En azından insanların karşında sadece söylemek olsun diye söyledikleri yapmacık teselliler, sevinçler olmadan beyaz bir ruha yazmak daha anlamlı geliyor. Yeri geliyor sevdiğine dile getirmek için sabaha karşı yazıyorsun bir şeyler, yeri geliyor kaybettiğin bir ufaklığa. Ama konuşmaktansa yazıyorsun. Sadece yazıyorsun.

      Anlamsız huzur eşliğinde geliyor sakinlik yazıyla. Bunun için yaşar olmaya başlıyorsun. Bunun için değer veriyorsun hayata. Nefes almak bir hiç gibi sanki harflerin verdiği hazzın yanında. Yaşam tohumlarını ekmenin verdiği huzrun yanında. Bazılarımız için.. Benim için... Hala senin için... Ölmemek üzere...


1 yorum:

  1. "Anlamsız huzur eşliğinde geliyor sakinlik yazıyla." Bana göre de kendisiyle baş başa kalan insanın huzur bulduğu, rahatladığı bir yer "yazmak". Ve bunların eşliğinde gelen sakinlik gerçekten paha biçilemez..

    YanıtlaSil